Bu kitapta genel olarak pazarlamanın geçirdiği aşamalar anlatılmaktadır. İlk aşama olan “Pazarlama 1.0”, sanayi devrimiyle ortaya çıkan ve üretilen ürünleri, onları alacak olan kişilere satma amacını güden aşamadır. Bu pazarlama türünde kişiselleştirme yoktur, bu pazarlama stratejisini ortaya koyan güzel örneklerden biri olarak, Henry Ford’un “Her müşteri istediği renk arabaya sahip olabilir, istedikleri renk siyah olduğu sürece” söylemi verilebilir.

Yani pazarlamanın bu aşaması müşteri odaklı olmaktan ziyade ürün odaklıdır. Bu aşamayı bilgi çağının ortaya çıkmasıyla “Pazarlama 2.0” aşaması izlemektedir. Bu aşamada artık ürünün değerini, üretici değil müşteri belirlemektedir. Bir sonraki aşama olan “Pazarlama 3.0” aşamasında ise, değere dayalı pazarlama çağı ortaya çıkmaktadır. Bu aşamadaki tüketiciler bir önceki aşamaya göre daha bilinçli olup, artık sadece ihtiyaçlarına çözüm aramakla kalmıyorlar, küreselleşen dünyanın daha yaşanılabilir bir yer olmasıyla ilgili de endişeler taşıyorlar. Yani sadece işlevsel tatmini değil ruhsal tatmini de arıyorlar.

Kitapta, ayrıca işbirlikçi sosyal medyanın gücünden de bahsediliyor. Buna örnek vermek gerekirse; açık kaynak kodlu yazılımların varlığı uzun süredir biliniyor, bunun en bilinen örneklerinden biri Linux işletim sistemidir. Ancak bu kitapta bunun farklı sektörlerdeki örneklerinden de bahsediliyor. Örneğin, herkesin katkıda bulunabileceği sanal ansiklopedi Wikipedia, işbirlikçi sosyal medyanın gücüne güzel bir örnektir. Ayrıca, “Free Doritos” reklamı örneği var ki, (Henüz izlemediyseniz YouTube’dan izlemenizi öneririm – linkini aşağıda bulabilirsiniz, gerçekten çok yaratıcı.) tüketiciler tarafından yaratılan bu reklam, profesyonel ajanslar tarafından hazırlanan reklamların önüne geçmiş gerçekten çok başarılı bir reklamdır.

İşbirlikçi sosyal medyanın gelişmesiyle pazarlama anlayışı da değişmiştir; ilk aşamada pazarlama işlem yönelimliyken, nasıl satış yapılacağına odaklanmıştı. İkinci aşamada daha çok ilişki yönelimli olup, tüketicinin tekrar satın almasını amaçlamaktaydı. Son aşamada ise, işbirlikçi sosyal medyanın etkisiyle tüketicileri şirketin ürün geliştirmesine ve iletişimine katılmaya teşvik etmektedir.

Bu yazımda kısaca kitabın içeriğinden bahsettim, ancak bunlara ek olarak bu kitapta, küreselleşen dünyada sürdürülebilir olmak isteyen firmaların neler yapmaları gerektiğine dair püf noktaları verilmekte ve firmalara “Pazarlama 3.0” ile insan merkezli olup aynı zamanda kar edebileceklerini göstermektedir. Bence, bu kitap işletme fakültesi öğrencilerinin mutlaka okuması gereken kitaplardan biridir.


blog comments powered by Disqus