Gözleri az önce sildiği ve üzerine cilasını çektiği ıslak zemine takılan kadın bu acayip sesle irkilip Yuri’ye bakmaya başladı. Kadının ısrarlı bakışlarından rahatsız olan Yuri, utangaç bir gülümseme ile midesini işaret ederek ‘beni çağırıyor’ dedi ve görevliyi selamlayıp oradan uzaklaştı. Kantin katına ininceye kadar Yuri’nin arkasından bakakalan kadın içinden ‘Ne acayip insanlar bu mektepliler’ diye geçirdi.

Yuri kantine girdiğinde tezgâhın boş olmasına sevinirken kantincinin her bir hareketinin ona patlayacağı toplam süreyi hesapladığında-ki bu süreyi her zaman hesaplar ve sonunda bir şey almaktan vazgeçerdi- Türkler’in ‘ya sabır’ dedikleri kurala uymaktan başka bir şansı olmadığını hatırladı. En yakın fırın okula hayli uzaktı. Okuldaki herkes bu durumdan oldukça şikâyetçiydi ama yemek, bir bilim adamının önceliği olmadığından yaşanan sıkıntı sürekli unutulan ve kantine her uğrandığında hatırlanan bir hale gelmişti. Yuri bir süredir tost makinasının başında arkası dönük bir şekilde duran görevlinin sonunda ilgisini çekmeyi başardı. Zoraki bir selamlaşmadan sonra siparişini verdi ve bekleme süresi başladı. Bu sürenin de ortalama ne kadar sürdüğünü biliyordu Yuri. 6 yıldır çalıştığı bu okulda toplam kaç saat yalnızca sipariş vermek ve beklemek için harcadığını düşündü. Bir bilim adamı olarak bu işe el atma zamanı gelmişti. Okul içerisinde bir sipariş ve takip ağı oluşturmak iyi bir fikir olabilir miydi? Siparişlerin bir cihaz yardımıyla kantindeki bilgisayar sistemine aktarıldığı ve bu sistemin siparişin hazırlanmasından tut paketlenmesine ve dağıtım işlemine kadar birçok fonksiyonu gerçekleştirdiğini düşününce gözleri parladı. Bu sistem insansız çalışacaktı ya da mümkün olduğu kadar insansız. Üzerinde düşündükçe heyecanı katlanıyordu bir bilim adamı olarak…

Herkese merhaba,

Günümüzde hemen tüm gelişmiş ülkelerde imalat sanayinin payının azaldığı, hizmetlerin ise arttığını söyleyebiliriz. Bu gelişme ilk bakışta üretime yapılan vurgunun azaldığı buna karşın tüketimin ön plana çıktığı bir durum olarak algılanabilir ancak şu da bir gerçektir ki sektörel sınırlar yavaş yavaş siliniyor çünkü bilişim sistemleri sektörleri birbirine iliştiriyor.

Bu blog aracılığıyla yönetim bilişim sistemleri alanında gözlemlenen değişimler kapsadığı tüm araştırma alanlarının- bilgisayar bilimleri, üretim araştırmaları, yönetim bilimi, psikoloji, sosyoloji, ekonomi- birbiriyle ilişkisi göz önünde tutularak sizlerle paylaşılacaktır.

Sizden gelen yorumlara ve zaman zaman aklımıza takılan sorulardan yardımcı olmanızı istediklerimize de bu blogta yer vermek istiyoruz. Örneğin; sizce Yuri’nin fikri okuldaki diğer öğretim üyeleri tarafından nasıl karşılanır? Sorumu biraz daha açayım isterseniz. Siz bir hukukçu, sosyolog, bilgisayar mühendisi veya iktisatçı olsaydınız Yuri’nin fikrini nasıl bulurdunuz?


blog comments powered by Disqus